3-9 Ocak tarihleri arasındaki hafta Bakanlar Kurulu kararıyla 1947 yılından bu yana Verem Eğitim ve Propaganda Haftası olarak kabul edilmektedir. Ancak hastalığın yaygınlığı ve kurulan derneklerin “veremle savaş” adını taşıması, daha çok “Veremle Savaş Haftası” olarak anılmasına yol açmıştır. Bu hafta içinde toplum sağlığını tehdit eden bu hastalıkla ilgili çeşitli bilgilendirme ve duyarlılaştırma etkinlikleri yapılmaktadır.
Verem Hastalığı (Tüberküloz), insanlık tarafından bilinen (en eski), dünyada her yıl milyonlarca insanı tehdit eden, acil hareket planı gerektiren, ölümcül ancak tedavi edilebilir bulaşıcı bir hastalıktır.
Verem, mycobacterium tuberculosis mikrobunun bulaşması ile oluşan, genellikle akciğerlere yerleşen ancak lenf bezleri, kemikler, böbrekler ve beyin zarlarında da görülebilen ve hava yoluyla yayılan öldürücü bir hastalıktır. Hastalığı, sadece akciğer veremi olan kişiler yayabilir. Hastanın öksürmesi, hapşırması ve tükürmesi ile saatlerce asılı kalabildikleri havaya atılan akciğerlerdeki basiller; hava yolu ile bulaşarak daha çok aile üyelerini ve çalışma arkadaşlarını tehdit eder. Çatal, kaşık gibi malzemelerle bulaşma olmaz.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre halen dünya nüfusunun üçte birine verem mikrobunun bulaştığı ancak bu insanlardan sadece %5 ile %10’unun hasta olduğu tahmin edilmektedir. Öksürük, kilo kaybı, göğüs ağrısı, ateş ve gece terlemesi en belirgin ve bilinen belirtileridir. Öksürük haftalarca sürebilir ve kanlı balgam çıkartılabilir.
Veremin belirtileri ve korunma yöntemleri
|